
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to supersede: | [fiil] yerini almak, yerine geçmek, yerine başkasını koymak, yerine başka bir şey koyarak iptal etmek, ilga etmek, yürürlükten kaldırmak | |
| to supersede a judgment: | [fiil] bir mahkeme kararını iptal etmek | |
| to supersede a system: | [fiil] yeni sistem getirmek | |
| to supersede an official: | [fiil] bir memurun yerine geçmek | |
| to supersede an old machine: | [fiil] eski bir makinenin yerine kaim olmak | |
| to supersede by a new contract: | [fiil] yeni bir sözleşme ile eskisini iptal etmek |