
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| yield: | [isim] verim, ürün, getiri, gelir, kazanç, sünme, esneme | |
| yield: | [fiil] vermek, sağlamak, ürün vermek, eğilmek (tahta vb), karşı koyamamak, yol vermek, esnemek, uyum sağlamak, yerini bırakmak, açığa vurmak | |
| yield: | verim | |
| yield a secret: | sırrı açığa vurmak | |
| yield point: | esneme sınırı, kopma noktası | |
| yield strength: | akma mukavemeti | |
| yield to despair: | çaresizliğe boyun eğmek | |
| yield to none: | kimseden geri kalmamak | |
| yield for a year: | yıllık verim | |
| yield to maturity: | yüzde olarak ifade edilen vadeye kadar olan verim |