
| TELAFFUZ | KELİME | ANLAM |
| to plant: | [fiil] basın toplantısında bir gazeteciyi soru sormaya teşvik etmek, haberi yalnızca bir gazeteciye sızdırmak ve bundan çıkar sağlamak, kazmak, (fikir) tohumlarını atmak, denize balık tohumu ekmek, bahçe yapmak, konuşlandırmak, mevzilendirmek, iskân etmek, yerleştirmek, vurmak, (tokat) yapıştırmak, dikmek, ağaç dikmek | |
| to plant explosives: | [fiil] patlayıcı yerleştirmek | |
| to plant a landmark: | [fiil] bir yer işareti koymak | |
| to plant an idea: | [fiil] bir fikir aşılamak |